top of page

KUMAR BAĞIMLILIĞI: ŞANS MI, SARMAL MI?

  • Yazarın fotoğrafı: Ceren Güngör Çelikel
    Ceren Güngör Çelikel
  • 14 Kas
  • 2 dakikada okunur

Günümüzde teknolojiyle birlikte erişimi kolaylaşan birçok davranış, fark edilmeden bağımlılık halini alabiliyor. Bunlardan biri de kumar bağımlılığı. Kimi için “biraz eğlence”, kimi için “bir çıkış yolu” olarak başlayan bu davranış, zamanla kişinin hayatını kontrol altına alan bir sarmala dönüşebiliyor.

Kumar Bağımlılığı Nedir?

Kumar, en basit haliyle “değerli bir şeyi daha fazlasını kazanmak amacıyla riske etmek” olarak tanımlanır. Ancak bu eylem, tekrarlayan bir biçimde sürdürülmeye başlandığında artık yalnızca bir oyun değildir. Kumar bağımlılığı (ya da kumar oynama bozukluğu), bireyin oynama dürtüsünü kontrol edememesi, kayıplarına rağmen devam etmesi ve psikolojik-sosyal işlevlerinde bozulmalar yaşamasıyla karakterizedir.

Dünya Sağlık Örgütü ve Amerikan Psikiyatri Birliği, kumar bağımlılığını bir davranışsal bağımlılık olarak tanımlamaktadır. Yani madde kullanılmasa da beyindeki ödül sistemi tıpkı madde bağımlılığında olduğu gibi etkilenir; dopamin salınımı artar, kişi kısa süreli hazza bağımlı hale gelir.

Neden Bağımlı Oluyoruz?

Kumar bağımlılığının tek bir nedeni yoktur. Biyolojik, psikolojik ve sosyal birçok faktör bir araya gelerek bu davranışı pekiştirir. Bazı kişiler için bu, stresle baş etmenin bir yolu olurken; bazıları için heyecan arayışı veya ekonomik sıkıntılardan kaçış anlamına gelir. Ayrıca, kumar oynayan bir ebeveynin varlığı, erken yaşta maruziyet, risk alma eğilimi, dürtüsellik ve düşük özdenetim gibi kişilik özellikleri de önemli risk faktörleridir.

Araştırmalar, kumar bağımlılarının yaklaşık %96’sında en az bir psikiyatrik eş tanı bulunduğunu göstermektedir. Depresyon, anksiyete, madde bağımlılığı, dikkat eksikliği ve dürtü kontrol bozuklukları bunların başında gelir.

Kumar Bağımlılığı Nasıl Seyreder?

Kumar bağımlılığı genellikle beş evre üzerinden ilerler:

1.      Kazanma Evresi: Kişi eğlenmek için oynar. Şans eseri kazandıkça kendine güveni artar.

2.      Kaybetme Evresi: Kaybettikçe daha çok oynamaya yönelir, “kaybettiklerimi geri kazanırım” düşüncesi yerleşir.

3.      Umutsuzluk Evresi: Borçlar, aile çatışmaları ve psikolojik baskılar artar.

4.      Çaresizlik Evresi: Kişi artık kaybedeceğini bilerek oynar; depresyon ve intihar düşünceleri görülebilir.

5.      Bırakma Evresi: Yardım arayışı başlar; kişi hayatını yeniden inşa etmeye çalışır.

Bu süreçte kumar bağımlılığı yalnızca bireyi değil, ailesini ve sosyal çevresini de doğrudan etkiler.

Kumar Bağımlılığında Tedavi Yöntemleri

Kumar bağımlılığı tedavisinde tek bir yöntem yeterli değildir. Bu nedenle multidisipliner (çok yönlü) bir yaklaşım tercih edilir.

1. Psikoterapi Yaklaşımları

Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT): En etkili tedavi yöntemlerinden biridir. Kişinin kumarla ilgili yanlış inançlarını fark etmesini ve düşünce-davranış döngüsünü değiştirmesini hedefler.

Motivasyonel Görüşme: Bağımlı bireylerde sık görülen “değişmek istiyorum ama yapamıyorum” ikilemini ele alır. Danışanın değişim motivasyonunu artırmak, içsel direncini azaltmak hedeflenir.

Aile ve Çift Terapileri: Bağımlılık yalnızca bireyin değil, ailenin de hastalığıdır. Aile içi iletişimi güçlendirmek ve güveni yeniden inşa etmek tedavinin önemli parçalarıdır.

Grup Terapileri: Benzer deneyimleri paylaşan bireylerin oluşturduğu destek ortamı, kişinin yalnız olmadığını fark etmesini sağlar.

Kendine Yardım Grupları: “Adsız Kumarbazlar” gibi topluluklar, profesyonel olmayan ama dayanışmaya dayalı destek sistemleridir.

2. İlaç Tedavisi

Kumar bağımlılığı için henüz FDA onaylı bir ilaç bulunmasa da bazı ilaçların olumlu etkileri olduğu gösterilmiştir. Örneğin; Naltrekson, kumar oynama isteğini ve dürtüselliği azaltmada etkili bulunmuştur.

Sonuç: Kontrolü Geri Almak Mümkün

Kumar bağımlılığı sadece maddi değil, ruhsal ve sosyal bir yıkım da yaratır. Ancak doğru terapi yaklaşımları, profesyonel destek ve sosyal çevrenin katkısıyla kontrolün yeniden kazanılması mümkündür. Bu süreç sabır gerektirir; tıpkı diğer bağımlılıklar gibi nüks edebilir, ancak bu bir başarısızlık değil, iyileşme sürecinin doğal bir parçasıdır.

 
 
 

Yorumlar


bottom of page